Başkent Konuşma ve Psikolojik Destek Merkezi Ankara

Kekemelik

e-Posta Yazdır PDF

Kekemelik , konuşmanın tümünü etkileyen bir bozukluktur. Ses ya da eklemleme bozukluluğu konuşmanın tümünü değil, bir kısmını etkiler. Sesleri genizden çıkaran kişinin konuşması sadece o seslerin bulunduğu konuşmada özürlüdür. Bu seslerin bulunmadığı bütün konuşmaları düzgündür. Dinleyen çoğunca farkına bile varmaz. Eklemleme bozukluğunda da öyledir. Konuşurken ‘r’ sesi yerine ‘y’ sesi çıkaran çocuk, yalnızca içinde ’r’ sesi bulunan sözcüklerde özürlü görülür. Oysa kekemelik konuşmanın akıcılığı ve ritimde bir bozuklukla ona bağlı diğer yan özürlerle birlikte görülür. Bazen yan belirtileri daha etkili olur. Kekemenin konuşması dinleyeni görme ve işitme yoluyla etkiler. Ağır derecede kekeleyen bir yetişkinin hiçte hoş bir görüntüsü olmaz. Bu, sadece dinleyenin fark edeceği bir görüntü değildir. Çoğu kez, bu hoş olmayan görüntü ve belirtiyi, kekemenin kendisi de fark eder ya da hisseder. Bu özelliğinden ötürü kekemelik üzerinde en çok durulan bir konuşma özrü olmuştur. 

Eklemleme bozukluluğu daha sık rastlanan bir konuşma özrü olmasına karşın, kekemelik hakkında çok şey yazılmış, çok araştırma yapılmıştır. Bunlar çok eski devirlerden beri devam ede gelmektedir. Yazıların ve söylenenlerin içinde birbirine çok zıt, değişik görüşler vardır. Üzerinde çok durulur olması ve çok yayın yapılması konuyu iki yönden etkilemektedir. Bir yandan kekemelik bazı yönleriyle daha iyi anlaşılır hale gelmektedir. Öte yandan, bazı konularda değişik görüşler atılmış olması okuyucuyu şaşırmaktadır. Ama yine de şu söylenebilir: Yapılan araştırmalar, çalışmalar ve yayınlar sonucu, bugün kekemelik hakkında oldukça açık ve çoğunluk tarafından kabul edilen görüşlere sahibiz. Fakat kekemeliğin tanımı, nedenleri ve tedavisi konusunda bazı görüş ayrılıkları vardır. Bunlarda değişik görüşlerden birleştirilebilirler birleştirilecek, birleştiremeyenler ayrı olarak dikkate alınıp kekemeliğin tanımı, belirtileri, okula ilgisi, niteliği, özünün düzetilmesi yolları üzerinde durulacaktır.

Kekemeliğin çoğunluk tarafından kabul edilmiş bir tanımı yoktur. Bazıları kekemeliği bir ritim bozukluğu olarak kabul ederler. Ritim bozukluluğuna konuşmanın akıcılığındaki bozukluğu ekleyenler de vardır. Kekemeliğe sadece ritim ve akıcılık bozukluluğu olarak bakıldığında kekeleyenle kekelemeyeni ayırmak çok güçtür. Çünkü herkesin kendine özgü bir konuşma ritmi, akıcılığı ya da gözlenebilir duraklaması, irkilmesi vardır. Gerçi konuşmanın akıcılığı için radyo, televizyonlarda haberleri sunan spikerlerin konuşması örnek olarak alınabilir. Spikerlerin haber bültenlerindeki konuşmaları akıcılık yönünden artı uca konursa, kekemelerinki derece derece eksi uca doğru kayan bir durum gösterir. Bunun sınırını kestirmek güçtür. Günlük konuşmada, spikerlerin haber bülteni verirken yaptıkları konuşma ölçüsünde akıcılık bulmak güçtür. Her gün rastladığımız kişilerin yaptıkları konuşmalara, radyo ve televizyonlarda yayınlanan röportajlara göz atıp, kulak kesilirsek akıcılık yönünden farklılar yakalayabiliriz. Ama bu kişilere kekeme diyemeyiz. Konuşmadaki akıcılığın saptanması istatistiksel bir işlemi gerektirir. Kekeleyenler de kekelemeyenler de akıcılık yönünden geniş ayrılıklar gösterir. Bu tanımların kullandığı akıcılık sözcüğüyle ne kastedildiğinin açıklığa kavuşturulası gerekmektedir. O zaman tanım bir tür betimleme olmaktadır. Akıcılığın bozulması demek, konuşmada; duraklama, irkilme, uzatma, tekrarlar ve patlayıcı başlamalar demek olacaktır. Bu açıklamadan hareket edildiğinde kekemelik konuşmanın akıcılığının duraklama, irkilme, uzatma, tekrarlar ve patlayıcı başlamalarla bozulmasıdır türünden bir tanım ortaya çıkacaktır. Benzer yaklaşımlarla yapılmış birkaç tanım daha verilebilir. Kekemelik; tutukluk, bir sözcüğü ya da sesi yineleyerek duraklama, kimi sesleri uzatma ya da patlama nedeniyle konuşmayı olağan ritim ve akıcılığıyla sürdürememe durumudur. Veya kekemelik sesli konuşmada sözcüklerin akışının yineleme, takılma, solunum tutuklukları, kas gerilimi gibi nedenlerle engelleyip, kesintiye uğramasıdır.

Belirtilere dayanmadan yapılan tanımlar da vardır. Kekemelik, konuşmaktan çekinen bir kişinin konuşmadan önce gösterdiği kasılma ve tepkilerdir. Bu tanıma göre kekemelik, kişinin tekrar kekelemeyeyim derken yaptığı şeydir. Kekemeliğin belirtilerinden birini ya da birkaçını esas alarak yapılan tanımlamalar da vardır. Pepemelik, sözcüklerin ilk sözcüklerini güçlükle söyleyebilme; dil tutukluluğu. Dil tutukluluğu, dilin görevi tam olarak yapamaması yüzünden ileri gelen ve sözcükleri açık olarak söyleyememek biçiminde kendini gösteren bir konuşma güçlüğü.

Yukarda verilen tanımların çoğunu içeren ve onlara belirtilerin çoğunu ekleyerek yapılan tanımlar da vardır. Bunlar bir araya getirildiğinde şöylesi bir tanım ortaya çıkmaktadır: Kekemelik, kişinin tekrar kekeleme kaygısıyla konuşma sesi, hece, sözcük ya da, cümleciklerin irkilme, duraklama, uzatma, patlatma, yinelemeler ve bazen bunların yanında, birtakım yüz, el, kol ve vücut devinimleri gibi belirtilerle konuşmanın ritim ve akıcılığında oluşturduğu bozukluktur. Bu tanım, başlangıçta özürlü konuşma için sıralanan ölçütleri de içermektedir.

KEKEMELİĞİ ARTTIRAN DURUMLAR;

Telefon görüşmeleri

· B   Bir isim söylerken

· Ö   Önemli bir şey söylemek isterken

· Z    Zaman yetersizliğinde

· ö   Önemli bir şahıs ile konuşulduğunda

· G   Geniş bir dinleyici topluluğuna konuşulduğunda

· A    İsimleri sorulduğunda cevap vermekte güçlük çeker, yanındaki birinin onun yerine söylemesini beklerler.

· A    Sınıfta arka sıralarda oturmaya çalışır. Parmak kaldırmaz, derse sadece dinleyici olarak katılmayı tercih ederler.

· K    Konuşmadan çok yüz ve beden ifadeleriyle tepki verme eğilimindedirler.